Gözlerine bakamam
Tenine dokunamam
Senden vazgeçmeyi hiç düşünemem
Oysa kaderime yazılmış mı bilemem adın
Sensiz buraların tadı yok
Bu ateşin rüzgarın lafı yok
Dört duvar içindeyim damı yok
Son ver şu hasrete ne olur canım
Gözlerine bakamam
Tenine dokunamam
Senden vazgeçmeyi hiç düşünemem
Oysa kaderime yazılmış mı bilemem adın
Sensiz buraların tadı yok
Bu ateşin rüzgarın lafı yok
Dört duvar içindeyim damı yok
Son ver şu hasrete ne olur canım
Nasılda nazda yaparmış
Amanda çok canlar yakarmış
Hani nasıl desem inat için
Boşver keyfine bak
Ben öylesine yakınındayım
Sonunda kapımı yine
Farkındayım çalacaksın ama
Oyalanma halim kalmadı bak
Sana susadım oooo…
Aşka susadım oooo…
Sensiz olamam oooo… asla
Ne güzellikler yaşadık seninle
Çocuk gibi gülerdik sevinir ağlardık
Zaman zaman şimdi ne oldu bize
Sensizim, bomboş bir yanım
Yine sol tarafımdan uyandım
Bir dolu dışarda
Bir yağmur sensiz deliyim
Unuturum derken aslında
Ne kadar aldandım anladım sonunda
Unuturum derken aslında
Ne kadar aldandım anladım sonunda
Unuturum derken aslında
Ne kadar abartmışım anladım sonunda
Fazla beklemez bu sonsuzluk trenleri
Ama yine herşeye rağmen yine ayırır sevenleri
(geri getirir sevenleri)
Dönüşü olmayan bir yola girmişiz seninle
İnişi olmayan bir dağa çıkmışız seninle
Birer bilmece olup kaybolmuşuz biz seninle
Kim kaldı oynayacak şimdi bak benimle
Bakardım hep göklere sevgilim nerde diye
Sorardım anneme ne zaman gelecek o diye
Birer bilmece olup kaybolmuşuz biz seninle
Kim kaldı oynayacak şimdi bak benimle
Seni gidi beni bilmez şam şeytanı
Çıldırtırsın sen insanı
Seni gidi beni bilmez şam şeytanı
Çıldırtırsın sen insanı
Daha dün gibiydim bugün oldum
Şimdi gün gibiyim yarın oldum
Koşarak üstünden yıldızların
Karıştım aylara sene oldum
Bir dokunuş ki yarım kaldı ateşlerin yerini kül aldı
Asırların nice yalnızlığı sanki boynumda asılı kaldı
Vurur gözlerime acımasız zamanlar nefretle
Vurur gölgeleri sınırsız her yere beni bekler
Bana verdiğin yeminler böylemiydi
Bu aşkın sonu yoktu da başı kadermiydi
Bilemem hiç kimse bilemez
Beni nasıl üzdün sana nasıl uydum
Diyemem hiçbir laf edemem
Eğri ya da doğru artık olanlar oldu
Yağmurdan kaçarken doluya tutuldum
Seni ararken kendimi unuttum
Yağmurdan kaçarken doluya tutuldum
Yüksekten uçarken avcıya vuruldum
Bugün havamda değilim
Dokunmayın hiç keyfim yok
Hayır üzgün de değilim
Teselliye gerek yok
ilk ayrılığım değil bu
Daha önce de yaşadım
Hiçbir şeyin değil sonu
Daha önce de katlandım
Hayır yine mi ayrılık
Hayır yine mi karanlık
Tanrım yine mi ben
Aahh… yine yalnızlık
Durmuştum bir avuç toprağın üzerinde
Beklerken kendimin sessizliğinde
Senden önce hiç umudum yoktu
Susardım sen gibi kendi kendime
İlk önce ellerin dokundu tenime
Sonra nefesin doldu gülen yüzüme
Şimdi en sıcak iklimindeyim
Sana bilmediğin ninniler söyleyeceğim
Yolcundum ben senin
Tarifsiz hasretin
Ömrün her durağında
Seni bekledim
Yolcundum ben senin
Sevgi dolu güneşin
Ömrün her durağında
Seni bekledim
Her sevginin sonunda göz yaşımı olacak
Ayrılığın ateşi hepmi beni yakacak
Tükendim sevdanın uçurumlarında
Sarıldım sevgi diye boşluklara
Yok artık sevmek yok artık sevişmek
Çılgınca bağlanıp acı çekmek
Yok artık sevmek yok artık sevişmek
Çılgınca bağlanıp acı çekmek
Gökyüzü mavi
Ve güneş batıyor ufuk kızıl renkte
Dalgalar köpük köpük
Yalıyor ayaklarımızı
Ve bir siyah taş orada
Görünüp kayboluyor arada
Sen yanımda sen
Yürüyoruz kilometrelerce sahilde
Siyah taşı almışız anıya
Anacağız aylarca
Bir dostluğun taşı bu sevecen
Unutmayacağım seni ben
Sen ki en iyi dostum
Dostum ki en güzel
Ve en güzel ki ömrümce
Dostluğunu bilmek güzel